<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-30931855</id><updated>2011-04-21T16:00:38.141-07:00</updated><title type='text'>basit yaşayacaksın</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://carpedidem.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30931855/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://carpedidem.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>didem</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14430005068424652954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5963/3326/1600/didem_blog.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>2</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30931855.post-115285848184740398</id><published>2006-07-13T23:15:00.001-07:00</published><updated>2006-07-13T23:32:51.276-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="left"&gt;BASİT YAŞAMAK

&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Basit yaşayacaksın.
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.

Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.

Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.

Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.

El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.

İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.

Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.

Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.

Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.

Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.

Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.

Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün

“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.

Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.

Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.

Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

basit...



Ben de bir çokları gibi bunu NAzım'ın şiiri sanmıştım.Nerden bilebirimdim ki birçok internet sayfasında altı Nazım imzalı,hatta Nazımın seçmeler kitabına geçmiş bir şiir düş hekimi yalçın ergir'in miş.Traji komik bir hikaye.Sanırım biri çıkıp Nazımındır demiş, öle de kalmış.Kuyu,taş deli hikayesi.Zaten biraz dikkatli okunsa Nazımın zamanında sadece konuşmaya yarıyan cep telefonu isteği anlamsız.

Her neyse, bu şiirin Nazım yada bi başkasının yazması hiç önemli değil, tamamen beni özetliyor, bütün bir hayatım bu iki kelimede saklı,aidiyet hissi midir nedir,bunu keşfetmiş olmak mutlu ediyor beni...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30931855-115285848184740398?l=carpedidem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://carpedidem.blogspot.com/feeds/115285848184740398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30931855&amp;postID=115285848184740398&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30931855/posts/default/115285848184740398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30931855/posts/default/115285848184740398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://carpedidem.blogspot.com/2006/07/basit-yaamak-basit-yaayacaksn_14.html' title=''/><author><name>didem</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14430005068424652954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5963/3326/1600/didem_blog.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-30931855.post-115256179035686059</id><published>2006-07-10T13:01:00.000-07:00</published><updated>2006-07-10T13:15:10.713-07:00</updated><title type='text'>deneme</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5963/3326/1600/didem_blog.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5963/3326/320/didem_blog.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;
deneme 1-2&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/30931855-115256179035686059?l=carpedidem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://carpedidem.blogspot.com/feeds/115256179035686059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=30931855&amp;postID=115256179035686059&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30931855/posts/default/115256179035686059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/30931855/posts/default/115256179035686059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://carpedidem.blogspot.com/2006/07/deneme.html' title='deneme'/><author><name>didem</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14430005068424652954</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://photos1.blogger.com/blogger/5963/3326/1600/didem_blog.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
